August242014
April152014
Aşkta Yarın Yoktur Sevgili

Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır. Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur. Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Yoktur Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili. İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur, Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında. Hindistan’da Ganj Nehri’nin Yakılan Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır, Yitirdikleri de… New York’ta, Bir Sokakta, Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının Çıplak Yalnızlığı da Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki, Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de… Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili, Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır, İnan… Kim Demiştir Hatırlamıyorum, Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye. Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde, O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda, Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır, İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim. Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye… Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da… Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider, Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya… İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır Kimselere Veremez Sevgisini, Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır… Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı. İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz, Oysa Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu. Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara… Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın Tüm İnsanlara Yayılması Gibi… İşte Şimdi Biz de Sevgili, Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp, Soluğu Evlerde Alacağız, Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi. Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak, Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak, Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu… Birazdan Sabah Olacak… Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Başlayacak… Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili. Birbirimizi Kandırmayalım… Hadi Güne Hazırlan, Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü, Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel, O Yaban Ağrısını Geri Alacak Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek, Sonra Geçecek… Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak… AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ

Cezmi Ersoz

Aşkta Yarın Yoktur Sevgili

Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili 
O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır. 
Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur. 
Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar 
Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler 
Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, 
Anneler ve Korkular Yoktur 
Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili. 
İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur, 
Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir 
Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur 
Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur 
Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında. 
Hindistan’da Ganj Nehri’nin Yakılan 
Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır, 
Yitirdikleri de… 
New York’ta, Bir Sokakta, 
Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının 
Çıplak Yalnızlığı da 
Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki, 
Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de… 
Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili, 
Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla 
Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır, 
İnan… 
Kim Demiştir Hatırlamıyorum, 
Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye. 
Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde, 
O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda, 
Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla 
Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır, 
İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim. 
Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan 
O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye… 
Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili 
Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer 
Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da… 
Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer 
Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider, 
Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya… 
İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır 
Kimselere Veremez Sevgisini, 
Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır… 
Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı. 
İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz, 
Oysa 
Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup 
Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu. 
Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara… 
Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın 
Tüm İnsanlara Yayılması Gibi… 
İşte Şimdi Biz de Sevgili, 
Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp, 
Soluğu Evlerde Alacağız, 
Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi. 
Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak, 
Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak, 
Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu… 
Birazdan Sabah Olacak… 
Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler, 
İş, Anneler ve Korkular Başlayacak… 
Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse 
Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili. 
Birbirimizi Kandırmayalım… 
Hadi Güne Hazırlan, 
Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış 
Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü, 
Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel, 
O Yaban Ağrısını Geri Alacak 
Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek, 
Sonra Geçecek… 
Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak… 
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ
Cezmi Ersoz
January222014

"Remember the infinite quantity of prime numbers"

Yours Euclid

January192014

Çocuklar

Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,

Onlar kendi yolunu izleyen Hayat’ın oğulları ve kızları.

Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler.

Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.

Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.

Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.

Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.

Çünkü ruhlar yarındadır,

Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.

Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz

ama sakın onları Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.

Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur.

Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.

Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür.

Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.

Okçunun önünde kıvançla eğilin

Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar,

Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.  

Halil Cibran

January22014

Empathize with your enemy
Rationality will not save us
There’s something beyond one’s self
Maximize efficiency
Proportionality should be a guideline in war
Get the data
Belief and seeing are often both wrong
Be prepared to re-examine your reasoning
In order to do good, you may have to engage in evil
Never say never
You can’t change human nature
  • Empathize with your enemy
  • Rationality will not save us
  • There’s something beyond one’s self
  • Maximize efficiency
  • Proportionality should be a guideline in war
  • Get the data
  • Belief and seeing are often both wrong
  • Be prepared to re-examine your reasoning
  • In order to do good, you may have to engage in evil
  • Never say never
  • You can’t change human nature
7PM
December302013
Historian David McCullough on hard work: 
“When the founders wrote about life, liberty, and the pursuit of happiness, they didn’t mean longer vacations and more comfortable hammocks. They meant the pursuit of learning. The love of learning. The pursuit of improvement and excellence. I keep telling students, ‘Find work you love. Don’t concern yourself overly about how much money is involved or whether you’re ever going to be famous.’ …In hard work is happiness.”
More on: http://blogs.hbr.org/2013/12/10-extraordinary-people-and-their-lessons-for-success/

Historian David McCullough on hard work: 

“When the founders wrote about life, liberty, and the pursuit of happiness, they didn’t mean longer vacations and more comfortable hammocks. They meant the pursuit of learning. The love of learning. The pursuit of improvement and excellence. I keep telling students, ‘Find work you love. Don’t concern yourself overly about how much money is involved or whether you’re ever going to be famous.’ …In hard work is happiness.”

More on: http://blogs.hbr.org/2013/12/10-extraordinary-people-and-their-lessons-for-success/

4PM
4PM
December272013
at Lille

at Lille

October202013
“We sometimes encounter people, even perfect strangers, who begin to interest us at first sight, somehow suddenly, all at once, before a word has been spoken.” Fyodor Dostoyevsky (via seabois)

(via aparemfaton)

October192013
fthlc:


Adam yaşama sevinci içinde Masaya anahtarlarını koydu Bakır kâseye çiçekleri koydu Sütünü yumurtasını koydu Pencereden gelen ışığı koydu Bisiklet sesini çıkrık sesini Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu Adam masaya Aklında olup bitenleri koydu Ne yapmak istiyordu hayatta İşte onu koydu Kimi seviyordu kimi sevmiyordu Adam masaya onları da koydu Üç kere üç dokuz ederdi Adam koydu masaya dokuzu Pencere yanındaydı gökyüzü yanında Uzandı masaya sonsuzu koydu Bir bira içmek istiyordu kaç gündür Masaya biranın dökülüşünü koydu Uykusunu koydu uyanıklığını koydu Tokluğunu açlığını koydu. Masa da masaymış ha Bana mısın demedi bu kadar yüke Bir iki sallandı durdu Adam ha babam koyuyordu.


— Edip Cansever - Masa da Masaymış ha

fthlc:

Adam yaşama sevinci içinde 
Masaya anahtarlarını koydu 
Bakır kâseye çiçekleri koydu 
Sütünü yumurtasını koydu 
Pencereden gelen ışığı koydu 
Bisiklet sesini çıkrık sesini 
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu 
Adam masaya 
Aklında olup bitenleri koydu 
Ne yapmak istiyordu hayatta 
İşte onu koydu 
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu 
Adam masaya onları da koydu 
Üç kere üç dokuz ederdi 
Adam koydu masaya dokuzu 
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında 
Uzandı masaya sonsuzu koydu 
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür 
Masaya biranın dökülüşünü koydu 
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu 
Tokluğunu açlığını koydu. 
Masa da masaymış ha 
Bana mısın demedi bu kadar yüke 
Bir iki sallandı durdu 
Adam ha babam koyuyordu.

— Edip Cansever - Masa da Masaymış ha

October62013
October52013
October32013
← Older entries Page 1 of 8